SARIMSAK

LATİNCE ADI: Allium sativum
İNGİLİZCE: Garlic
FAMİLYA: Alliaceae
KULLANILAN KISMI: Taze veya kurutulmuş ampuller (Bulbus allii Sativi)

İÇERDİĞİ ETKEN MADDELER: Sarımsağın (Allium sativum) yapısında bol miktarda su (% 65), fruktoz içeren karbonhidratlar (% 26-30), kükürt bileşikleri (% 1,1-3,5)( Allisin, diallil disülfür (DADS) ve diallil sülfür (DAS) ), protein (% 1,5-2,1), lif (% 1,5) ve serbest amino asitler(Vücutta bulunmayan ve dışarıdan alınması geren tüm aminoasitler( Aspartik asit ,Metiyonin,Treonin,İzolösin,,Serin ,Lösin ,Prolin,Triozin ,Alanin , Fenilalanin ,Glisin , Lisin,Valin , Histidin ,Sistin , Arjinin)) saponin,flavanoitler ve fenolik bileşikler bulunur.
100 g taze sarımsakta 44 mg Fosfor ,5 mg kalsiyum, 0,4 mg demir ve yuksek miktarda Selenyum germanyum, potasyum, kükürt, çinko sarımsakta bulunan önemli minerallerdir.A,E, C vitaminleri ve B kompleks vitaminlerini içerir. Ayrıca allinaz ve katalaz enzimleride bulunmaktadır.


FARMAKOLOJİK ETKİLERİ:

ANTİHİPERTANSİF ETKİ: Endotelyumdan türemiş rahatlatma faktörünün (NO) ve izole edilmiş sıçan pulmoner arter (içinde büzülme faktörü (endotelin-1) üretimi ve fonksiyonunu modüle ettiği gösterilmiştir .
İçerdiği γ-Glutamylcysteines, , in vitro (in anjiyotensin-dönüştürücü enzim (ACE) inhibe edebilme yeteneği ile de gösterilmektedir.Mekanizmalar tam acıklanamasa da baska klinik çalışmada;Sarmısakta bulunan allisin`in pulmoner damar genişletici etkisi NO sentezi, ATP-duyarlı potasyum kanalları,kalsiyum kanallarını etkileyerek, siklooksijenaz aktivasyonu nedeniyle periferik vasküler dirençte antihipertansif etki ve azalma saglamaktadır.
Aort sertleşme kadar kardiyovasküler morbidite ve mortalite ve serebrovasküler olaylarda önemli bir risk faktörüdür. Yüksek aort sertliği yüksek sistolik kan basıncı neden olur, artan ventrikül yükü ile artan nabız basıncı, subendokardiyal kan akımı azalır ve periferik arterlerde pulsatil stres artar.Sarımsak; Aort elastik özelliklerine olumlu etki- aort sertlikte zayıflama sagladığı bu nedenle koruyucu etkisi olduğu söylenebilir.

ANTİTROMBOTİK VE ANTİ TROMBOSİT ETKİ(ANTİAGREGAN): Trombosit agregasyonu ve sonraki trombüs oluşumu önemli ölçüde sarımsak ve bileşenlerinin azalttığı belirtilmiştir.
Mekanizması çok daha köklü Sarımsak sulu ekstre, doza bağımlı bir şekilde, ADP, kollajen, arakidonat, epinefrin ve kalsiyum iyonofor A23187 ile uyarılan platelet toplanmasını inhibe etmekte.
Diğer etkili madde Ajoene en antitrombosit belirli bir hareket mekanizması ile ilgili olarak, çeşitli öneriler yapılmıştır. Ajoene güçlü eylem mekanizması siklooksijenaz ve hem de lipoksigenaz arakidonik asit metabolizması inhibisyonu, tromboksan A2 ve 12 inhibe oluşmasına yol açar..
Alisinin platelet agregasyonunu inhibe eder ancak vasküler prostasiklin sentaz aktivitesini değiştirmeden. Bununla birlikte, A23187-uyarılmış insan nötrofil lizozomal enzim salınması iyonofor inhibe eder. Böylece sarımsak trombosit agregasyonu sürecine çeşitli aşamalarında etki gösteren bileşenlerin içermektedir.
Kan pıhtılaşması, fibrinoliz ve dolaşım etkileri:
İn vitro çalışmalar yaşlı sarımsak özü okside eritrosit lipid peroksidasyonu ve hemoliz önleyerek dolaşımı ve kan özellikleri artırır göstermiştir.Deneysel çalışma da 13 hafta boyunca sarımsak suyu (250 mg / gün çiğ sarımsak) verilen tavşanlarda kolesterol açısından zengin bir diyet aldıktan sonra tavşanlarda fibrinolitik aktivite artırmada önemli bir etkisi görüldü.

ANTİATEROSKLEROZ-ANTİHİPERKOLESTEROL-LİPİDEMİ ETKİSİ: 
Çeşitli çalışmalar, sarımsak ve bileşenlerinin kültürlenmiş fare hepatositleri ve insan HepG2 hücrelerinde, kolesterol ve yağ asidi sentezinde yer alan anahtar enzimleri inhibe olduğunu göstermiştir.
Malik enzim, yağ asidi sentaz, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz ve 3-hidroksi-3-metil-glutaril-CoA (HMG-CoA) redüktaz gibi lipojenik ve cholesterogenic enzimlerin inhibisyonu.artan safra sidi ile gerçekleştirmektedir.
Sarımsak arter duvar düzeyinde dogrudan antiaterojenik (önleyici) ve antiaterosklerotik (azaltıcı) etkiler göstermektedir.
Homosistein artan miktarlarda kan damarlarının endotel hasar dahil olmak üzere, çeşitli pro-aterosiklerotik etkileri, uygular. Klinik çalışmalar sarımsak yenmesi ile yüksek homosistein düzeylerinde azalma görülmektedir.Ayrica LDL oksidasyonunu engelleyerek,antitrombosit,fibrinolitik etkilerle birlikte diğer antilipidemik,kolesterolemik ve periferik vasküler dirençte azalma, aort sertlikte zayıflama etkilerin toplamını ele alabiliriz.

ANTİDİYABETİK ETKİ: Sarımsak yapılan klinik çalışmalarda kan şekerini azalttığı ileri sürülmüştür bu durum net acıklanamasa bile olası mekanizmalar serum insülinde artıs,pankreas salgısı bete hücrelerinde artış ve karaciğer glikojen depolanmasını geliştirme olarak ileri sürülmüştür.

ANTİMİKROBİAL-FUNGAL-VİRAL ETKİSİ: antibakteriyel ve antifungal aktivitede geniş bir yelpazeye sahiptir. Uçucu yağ, su ve etanol özleri ve meyve suyu Bacillus türlerinin in vitro büyüme inhibisyonu, Staphylococcus aureus, Shigella sonnei, Erwinia carotovora, Mycobacterium tuberculosis, Escherichia coli, Pasteurella multocida, Proteus türleri, Streptococcus faecalis, Pseudomonas aeruginosa, Candida türleri, Cryptococcus türleri,Rhodotorula rubra, Toruloposis türü, Trichosporon pullulans ve Aspergillus niger hem gram-pozitif ve gram-negatif organizmalar sarımsak özü ile in vitro inhibe edilir.

İn vitro ve in vivo çalışmalar, sarımsak ve sarımsak ürünlerinin küf ve mayalara karşı yüksek düzeyde etkili olduğunu göstermiştir. Candida,Trichophyton, Torulopsis, Rhodotorula, Cryptococcus, Aspergillus ve Trichosporon’a karşı etkilidir. İn vitro koşullarda etkili bir antifungal olan amfoterisin B ile birlikte sinejistik etki göstermektedir.

Sarımsak yuvarlak kurt (Ascaris Strongyloides) ve kancalı kurt (Ancylostoma caninum ve Necator americanus tedavisinde kullanılmaktadır. Allicin aktif anthelminthic olarak belirtilmiştir.

ANTİOKSİDAN ETKİSİ: Sarmısagın antioksidan koruyuculugu serbest radikalleri yok ederek, olusumlarını engelleyerek, antioksidan özellikli enzimlerin etkinliklerini arttırarak, diger antioksidan ajanlarla sinerjetik etki kurarak, non-enzimatik sekilde; metal iyonları çelatlayarak, indirgen güç özelliklerini kullanarak yapmaktadırlar.
Hidrojen peroksitin neden oldugu, lipit peroksidasyonundan endotel hücreleri koruyabildigi gibi; mannitol ve dimetik sülfoksit (DMSO) gibi kuvvetli OH.- radikali temizleyicilerinden çok daha yüksek serbest radikal engelleme aktivitesine sahiptir. Yani sarmısak ekstraktı yalnızca lipit peroksidasyonuna engel olmaz, bununla birlikte OH.- baglı lipit peroksidasyonunu önlemektedir.
Epidemiolojik çalışmalar sarımsak tüketiminin artırılmasının azalmış kanser insidansıyla yakın ilişkili olduğunu göstermiştir (Bianchini 2001). Çiğ ya da pişirilmiş sarımsak tüketimi ile mide, kolorektal, prostat, larinks ve meme kanseri arasında ters ilişkili sonuçlar gösteren epidemiolojik çalışmalar vardır (Fleischauer 2001). Sarımsağın anti-kanser özelliklerini gösteren çok sayıda çalışmalarrapor edilmiştir. Örneğin, sarımsakta bulunan yağda çözünen bir organik kükürt bileşiği olan diallil disülfitin hormona bağımlı olan ve olmayan meme kanserlerinde anti-kanser etkileri olduğu belirlenmiştir (Nakagawa 2001). Buna destek olarak, sarımsak türevlerinin insan prostat ve meme kanser hücre kültürlerinde proliferasyonu inhibe ettikleri gösterilmiştir (Pinto 2001).
Sarımsak ayrıca insan kolon, akciğer ve deri kanseri hücrelerinin proliferasyonunu da baskılamış ve hücre içi kalsiyum konsantrasyonunu artırarak insan kolon hücrelerinin apoptozizini indüklemiştir (Sundaram 1996). Bir başka çalışmada, sarımsakta bulunan selenyumlu (Se) bir bileşiğin (γ-glutamil-Se-metilselenosistein) kanser önleyici özelliği gösterilmiştir (Dong 2001). Doku kültüründe yapılan bir çalışmada sarımsağın prostat kanserhücrelerine karşı direk toksik etkisi olduğu görülmüş ve bunu bağışıklık sistemini destekleyerek yapıyor olabileceği ileri sürülmüştür (Lamm 2001). Bunlara ek olarak, BSE’nin kolon, meme bezleri, deri, mide ve yemek borusu gibi dokularda tümör gelişimini inhibe ettiği gösterilmiştir (Miller 2001).

KULLANIM ALANLARI: 
Kilink verilerin desteklediği; Hipertansiyon tedavisini destekleyici olarak,hiperlipidemi tedavisinde yardımcı madde olarak, ve aterosklerotik (yaşa bağlı), damar değişiklikleri önlenmesinde kullanılabilir.
Literatürlerde;Solunum ve idrar yolu enfeksiyonları, mantar ve romatizmal rahatsızlıkların, dispepsi tedavisinde kullanılmıştır.
İmmün sistemi mobilize etmeye yardımcı olduğundan, tümör oluşumunu başlatabilecek olan karsinojenler, immün sistemin kuvvetlenmesi sayesinde kanser ve tümor tedavisine yardımcı olarak kullanılabilmektedir. Yapılan araştırmalar sarımsağın, göğüs, özefagus, mide, kolon ve rektum kanserlerine neden olan karsinojenlere karşı canlı dokulara koruma sağladığını belirtmektedir.

KULLANILAN DOZ MİKTARI:
Kurutulmuş sarımsak tozu 0.4 ila 1.2 g, 2 ila 5 mg
Sarımsak yağı, sarımsak ekstraktı 300 ila 1000 mg (katı madde olarak)
Taze çiğ sarımsak 2 ila 5 g:
Diğer ilaçlar alliin`den 4-12 mg ya da allisin`in yaklaşık 2-5 mg ile uyumlu olmalıdır.
Sindirim sitemi rahatsızlıklarını önlemek için gıdalarla birlikte alınmalıdır.

KONTRENDİKASYONLAR VE ÖNLEMLER

Bulbus allii Sativi ilaca bilinen Bir alerjisi Olan hastalarda kontrendikedir.
Kontrollü klinik çalışmalar ve gözlemsel çalışmalar sarımsak alımından sonra sürekli vücut kokusu ve kötü kokulu nefes en sık görülen şikayetler olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Taze sarımsak özü tek bir 25 ml doz ağız, yemek borusu ve mide yanması, mide bulantısı, terleme ve sersemlik görülmüştür. Bu miktarın tekrarlanan dozlarda güvenlik tanımlanmamıştır.Nadiren, yenmesi de anafilaksi neden olabilir.
3 ile 5 dakika boyunca ezilmiş, pişmemiş diş sarımsak için topikal maruz kalma toksik kontakt dermatit sonuçlandı.
Ayrıca, sarımsak tozuna uzun süre maruz kalma astım ataklarına neden olabilir.
Koagülasyon değişiklikler de bildirilmiştir. Çok miktarda yenmesi postoperatif ve spontan kanama riskini artırabilir.Cerrahi operasyondan iki hafta önce kullanıma son verilmelidir.
Gebelik ve emzirme döneminde terapotik dozda kullanılmamalıdır.